top

 

Basın Bülteni

Temmuz 2004 te Avrupa Birliği Komisyonu tarafından Avrupa Birliği Konseyine gönderilen “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” önerisi, Kuzey Kıbrıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yeniden gündeme getirildi. Konu hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesinin gerekli ve önemli olduğunu düşündüğümüz için, söz konusu tüzük önerisi ile ilgili gelişmeleri hatırlatmayı uygun gördük.

Tam ismi, “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin etkin kontrolünün olmadığı Kıbrıs Cumhuriyetine ait bölgeler ile yapılacak ticaretin özel şartları hakkında Konsey Tüzüğü için Komisyon önerisi“ olan öneri, Türk politikası tarafından “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” olarak anılmaktadır. Bu öneri, Komisyon tarafından 7 Temmuz 2004 tarihinde Konsey’e sunulmuş ancak Konsey’in Hukuk Bürosu tarafından AB müktesebatına aykırı bulunarak rafa kaldırılmış ve hakkında hiçbir işlem yapılmamıştır.

25 Ağustos 2004 tarihinde AB Konseyi Hukuk Bürosu vermiş olduğu görüşünde; Komisyon önerisinde yasal zeminin yanlış olduğu (Madde 133 EC), doğru zeminin Protokol 10, madde 1(2) olması gerektiği, önerilen ticaretin Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin “kapalıdır” diye beyan ettiği limanlardan yapılmasının uluslararası hukuk ve AB müktesebatı açısından zorluklar yaratma potansiyeline sahip olduğu, önerideki madde 2(1) ile Kıbrıs’ta Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinden başka vergi konularında yetkili bir otoritenin varlığından bahsedildiği, ve Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin onayına başvurmadan ticareti yönetmek üzere kuzeyde bir otoritenin (Kıbrıs Türk Ticaret Odası) yetkilendirileceğini öngören taslaktaki madde 2(2) nin yasal olmadığını ifade etmiştir.

Konsey Hukuk Bürosu konu hakkında hazırladığı 9 sayfalık yazılı görüşünde; işbu Komisyon önerisi uygulamaya girerse, Kıbrıs’ın AB’ye Giriş Antlaşması’nın ekindeki Protokol 10 ile kuzey Kıbrıs’ta askıya alınan AB muktesebatının, ortak Pazar gibi çok temel bir konuda askıdan indirilmesi neticesini doğuracağını, aslında Protokol 10 temelinde Konsey’in askıdaki müktesebatı kısmen veya adım adım indirmesinin önünde hiçbir engel olmadığını ve ayrıca bunun Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüme ulaşılmadan önce de yapılmasının mümkün olduğunu ifade etmiştir.

Konsey Hukuk Bürosu; birincil hukuk olan Protokol 10’a göre müktesebatı askıdan indirme işleminin Komisyonun önerisi ve Konseyin oybirliği ile karar gerektirdiğini hatırlatmıştır. Müktesebatın askıdan indirilmesi için gerekli olan Konseydeki oybirliği şartının, Komisyonun önerdiği yöntem ile çevresinden dolanarak ayni neticeye ulaşmaya çalışmanın “yetkiyi kötüye kullanma” anlamına geleceğini ifade etmiştir. Hukuk Bürosu ayrıca, Protokol 10, madde 3(1) de bulunan ve “bu protokoldeki hiçbir maddenin kuzey Kıbrıs’ın ekonomik gelişiminin önünde bir engel oluşturmaması gerektiği” prensibinin, müktesebatın askıdan indirilmesi ile bağlantılı olmadığına da dikkat çekmiştir.

7 Temmuz 2004 ten itibaren rafta bekletilen “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin etkin kontrolünün olmadığı Kıbrıs Cumhuriyetine ait bölgeler ile yapılacak ticaretin özel şartları hakkında Konsey Tüzüğü için Komisyon önerisi“ nin yaklaşık altı yıl aradan sonra gündeme getirilmesi tamamen AB’nin bürokratik bir ihtiyacı nedeniyle gerçekleşmiştir.

11 Aralık 2009 tarihinde AB Komisyonu; Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyine, “Süregelen kurumlar arası karar mekanizması üzerindeki Lisbon Antlaşması’nın yürürlüğe girmesinin etkileri” başlıklı bir yazı göndermiştir. Bu yazı ile Komisyon, 1 Aralık 2009 tarihinde Lisbon Antlaşmasının yürürlüğe girmesi neticesinde, geçmişte Komisyon tarafından sunulan önerilerin bazıları hakkında Avrupa Parlamentosu ve Konseyin birlikte karar vereceği ve Lizbon Antlaşmasının, rafta beklemede olan öneriler üzerinde farklı etkileri olacağını ifade etmiş ve 1975 yılından itibaren raflarda birikmiş olan 500 ün üzerinde bekleyen öneriler listesini ve bunların yeni düzenlemeden nasıl etkileneceğini Parlamento ve Konseyin dikkatine getirmiştir.

Beklemede olan önerilerin yasal dayanakları, Lisbon Antlaşması ile yeniden şekillenen madde numaraları ile değiştirilecek, bazı önerilerde “ortak karar mekanizması” uygulanacak, bazı önerilerin yasal zeminleri, yeniden numaralandırmanın ötesinde kısmen değişecek ve bir kısım önerinin ise yasal zemini tamamen değişecektir.

İşte, “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin etkin kontrolünün olmadığı Kıbrıs Cumhuriyetine ait bölgeler ile yapılacak ticaretin özel şartları hakkında Konsey Tüzüğü için Komisyon önerisi“’, yani “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” nün Avrupa Parlamentosunun gündemine gelmiş olması bu bürokratik ihtiyaç neticesinde ortaya çıkmıştır. Altı yıldır rafta bekletilen “Doğrudan Ticaret Tüzüğü”, Lisbon Antlaşması’nın getirdiği değişiklikler nedeniyle, Konsey ve Parlamentonun Ortak Karar Mekanizması çerçevesinde sınıflandırılmıştır. Yani önerinin şimdiye kadar rafta beklemesine neden olan Konsey Hukuk Bürosunun görüşünü değiştirecek yeni bir durum söz konusu olmadığı gibi, Lisbon Antlaşmasından sonra sadece Konseyin olumsuz görüşünün olumluya dönüşmesi yeterli olmayacak, ayrıca Parlamentonun da onayına gerek duyulacaktır.

Konu ile ilgili olarak spekülatif bilgiler kamuoyuna servis edilmektedir. Lisbon Antlaşması neticesinde Kıbrıs Cumhuriyetinin artık yalnız başına veya diğer “Türk karşıtı” üye ülkeler tarafından engellemeye yetmeyeceği manüpülatif bir yorumdur. Gerçekte, Lisbon ile değişen ağırlıklı oylama sistemi “ikili çoğunluk” gerektirmektedir. Lisbondan sonra en az 15 üye (%55) ülke onayı yanında, AB toplam nüfüsunun en az %65 inin temsiliyeti aranacaktır. Ancak, bu uygulama Kasım 2014’e kadar yürülüğe girmeyeceği gibi, Kasım 2014 ten Mart 2017 e kadar da her üye ülke şimdiki ağırlıklı oylama sisteminin uygulanmasını talep edebilecektir. Yani bu değişikliğin “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” için uygulama aşamasına gelmesi Mart 2017 den önce mümkün değildir.

AB’nin Uluslararası Ticaret politikaları AB’nin dış politikaları ile uyumlu olmak mecburiyetindedir. “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” için Komisyonun kullandığı yasal zemin olan madde 133 EC nin yerini alan Lisbon Antlaşmasının 207 inci maddesi, AB’nin kendi dışındaki bölgelerle Ortak Ticaret Politikalarını belirler. Kuzey Kıbrıs, muktesebat askıda olduğundan bu bölgelerden biri olarak algılansa da AB toprağıdır. Madde 207(1) de “Ortak Ticaret Politikaları, Avrupa Birliği’nin dış uygulama prensipleri ve hedefleri doğrultusunda yönetilecektir” denmektedir. Konsey ve Parlamentonun ortak karar alma mekanizmasının kapsamı Lisbon Antlaşması ile genişletilmiştir ancak, dış politika konuları Konsey’de hala oybirliğini gerektirmektedir.

Kısaca özetlemek gerekirse, “Doğrudan Ticaret Tüzüğü uygulamaya girecek” anlamına gelen haberler hukuki dayanaktan yoksundur.

Ali Erel

Başkan

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited