top

 

Küresel Kriz

Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü ile kötü ekonomi yönetimleri ve siyasi yolsuzluklar nedeniyle ekonomik sorunlarla zaten başedemeyen kuzey Kıbrıs, gittikçe derinleşen ve sertleşen küresel ekonomik krize hazırlıksız yakalanmış ve nasibini almaya başlamıştır.

Bu arada Türk Lirası sürekli değer kaybetmeye başlamış ve böylece bir taraftan ithal edilen tüm tüketim mallarının fiyatları artarken, sınırlı olan yerli üretimin maliyetleri de pahalılaşmaktadır.  

Dövizle borçlanan, kira ödeyen, ev, araba ve beyaz eşya gibi temel ihtiyaçlarının döviz taksitlerini ödemeye çalışan vatandaşlar ne yapacağını bilemez durumdadır.

Zaten sınırlı olan mal ve hizmet üretimimiz küresel krizin de etkisi ile düşecek, turizm ve eğitim gelirlerimiz daha da azalarak işsizliği körüklemeye başlayacaktır.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi hükümet de bütçede kendi yanlış uygulamaları ile yarattığı açıkları kapatma telaşı içinde yeni vergiler salmakta, devlet hizmetlerine katmerli zamlar yaparak elektrik ve yakıt fiyatları ile halkımızın kabusuna kabus katmaktadır.

Aşırı yüksek vergi ve harçların karşılığının hizmet olarak alınamaması ve devlet dairelerinde artarak devam eden verimsizlik de  halkımızı canından bezdirmiştir. Bu durumda Hükümet sürdürdüğü duyarsızlıktan bir an önce çıkmalı ve tedbir almalıdır. Herşeye rağmen yapılabilecekler vardır, yeter ki cesaret ve niyet olsun.

  • Ülkenin resmi para birimi derhal EURO olarak değiştirilmelidir. Mevcut şartlarda vatandaşın ve işletmelerin ne bugününü ne de yarınını planlaması mümkün değildir. Euro kullanımı, ekonomisi daha sağlıklı olan güney Kıbrıs ekonomisi ile entegrasyonu kolaylaştıracaktır.
  • Güney Kıbrıs ile ekonomik işbirliği yolları aranmalı ve ekonomik entegrasyonun gerekleri zorlanmalıdır. Bu, hem güney hem de kuzey Kıbrıs’ın ekonomisine yararlı olacaktır. Bunun için kuzey Kıbrıs limanları acilen AB uyumlu hale getirilmeli ve AB’nin gözetim ve denetimine açılmalıdır. 
  • Devlet giderleri azaltılmalı buna karşın tüm devlet dairelerinin verimliliği artırılmalıdır.
  • Bürokratik işlemler azaltılmalı ve hala varsa yeni yatırım yapmak isteyenlerle, mevcut yatırımcıların önündeki engeller kaldırılarak işsizliğin artması önlenmelidir.
  • Devlet tasarruf tedbirleri almalı ve tüm harcamalar şeffaf hale getirilerek yolsuzluk, savurganlık ve zararlardan sorumlu olanlardan hesap sorulmalıdır.
  • Demografik yapı düzeltilmeli, tüm hizmetler ve özellikle eğitim ve sağlıkta “vatandaş-vergi-hak” ilişkisi gözetilmelidir.
  • Partizanca uygulamalar durmalı, siyasi parti veya kişi ekonomisi değil toplum ekonomisi ön plana çıkarılmalıdır.
  • Rekabet yasası ve diğer AB uyum yasalarının çıkması kısıtlı devlet kaynaklarının daha rasyonel harcanmasına ve tüketicilerin kaliteli ürünleri iyi fiyatlara almasını sağlayacaktır.

 

Zaman “böyle gelmiş böyle gider” zamanı değildir çünkü bu gemi bu şekilde artık yüzdürülemez. Kıbrıslı Türklerin bu yükü daha fazla taşıması mümkün değildir.

Ali Erel – Baskan – Kibris AB Dernegi

 

 

 

 

 

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited