top

 

Garanti Antlaşması ve Toplumların Güvenlik İhtiyaçları

Kıbrıs Cumhuriyeti'ni oluşturan Anayasanın ekindeki Kuruluş Antlaşması'na (Ek A) ilave birçok ek mevcuttur. Ek B Garanti Antlasması ve Ek C de İttifak Antlaşmasıdır. Garanti Antlaşmasını imzalayan taraflar, Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, Türkiye ve İngiltere, anayasanın temel maddeleri doğrultusunda Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve güvenliğinin tanınması ve devamının ortak çıkarlarına hizmet ettiği ve anayasanın oluşturduğu duruma saygıyı sağlamak için işbirliği yapmaya hazır olduklarını kayda almışlardı.

 

Garanti Antlaşması gereği Kıbrıs Cumhuriyeti, kendi bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini devam ettirmeyi ve anayasaya saygıyı güven altına almayı, ayrıca tümüyle veya bir bölümüyle herhangi bir devlet ile hiçbir sekilde siyasi veya ekonomik bütünleşmeye girmeyecegini taahhüt etmişti. Kıbrıs Cumhuriyeti, bu maksatla adanın gerek birleşmesini, gerekse taksimini doğuracak doğrudan veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardımcı ve teşvik edici tüm hareketleri yasaklamıştı.

 

Diğer taraftan Yunanistan, İngiltere ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bu taahhütlerini kaydederek, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve anayasanın temel maddeleri ile oluşan durumu tanımışlar ve garanti etmişlerdi. Yunanistan, İngiltere ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin diğer herhangi bir devlet ile gerek birleşmesini gerekse adanın taksimini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardım ve teşvik edici bir amacı olan tüm hareketleri kendi yetki ve ilgileri oranında önlemeyi üstlenmişlerdi.

 

Garanti Antlasmasi'nin 3. maddesi Türkçe metinlerinden çıkartılmıştır. KKTC Cumhurbaşkanlığı elektronik arşivi dahil, ulaşabildiğimiz Garanti Antlaşması'nın tüm Türkçe versiyonlarından 3. maddenin antlaşma metninde yer almamasının nedenini yorumlayabilmiş değiliz. İngilizce orijinal metinde yer alan bu maddeye göre; Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti, İngiltere'nin kontrolu altında kalan toprakların (İngiliz egemen üstleri) bağımsızlığına saygı göstermeyi taahhüt etmişler ve Kuruluş Antlaşması ile Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından İngiltere'ye verilen hakların kullanılmasını garanti etmişlerdi.

 

Garanti Antlasmasi hükümlerinin herhangi birinin ihlali halinde Yunanistan, Türkiye ve Ingiltere bu hükümlere saygiyi saglamak için gerekli girisimlerin yapilmasi ve önlemlerin alinmasi maksadiyla aralarinda danismalarda bulunmayi üstlenmislerdi. Birlikte veya isbirligi içinde hareket etmek olanagi bulunmadigi taktirde, Kibris Cumhuriyeti'ni kuran antlasmanin olusturdugu durumu yeniden tesis etmek hedefi ile sinirli kalmak kaydi ile üç garantör devletten birinin tek basina hareket etmek hakki korunmustu.

 

Görülecegi gibi, Garanti Antlasmasi'nin içeriginde Kibris Türk veya Kibris Rum toplumlarinin güvenlikleri ile ilgili direkt bir madde yoktur. Kibris Cumhuriyeti'nin bagimsizligi, toprak bütünlügü ve güvenligine garantör ülkeler tarafindan saygi duyulmasi ve gerekmesi halinde birlikte veya mümkün olmamasi halinde tek tek müdahale etme hakki kayit altina alinmistir. Düzeni koruyarak toplumlarin her ikisinin birlikte paralel güvenlikleri de dolayli olarak garanti altina alinmis olur seklinde antlasmayi yorumlamak da mümkündür.

 

Ancak, çok net olarak ortaya çikan gerçek sudur ki; ne Kibris Cumhuriyeti, ne de üç Garantör devlet Kibris Cumhuriyeti'nin bagimsizligini, toprak bütünlügünü, güvenligini ve anayasanin temel maddeleri ile olusan durumu tek tek veya birlikte koruyamamis veya bozulan düzeni yeniden tesis edememislerdir.

 

Garanti Antlasmasi'nin hükümlerine ragmen, antlasmanin imzalandigi 16 Agustos 1960 tarihinden itibaren günümüze kadar geçen sürede Kibris'ta yasayan her iki toplumun güvenliklerinin paralel ve birlikte korundugunu söylemek mümkün degildir. 1960 – 1963 döneminde diger toplumun güvenligine ve hatta bazi durumlarda kendi toplumlarinin da güvenligine kasteden yer alti örgütlenmeleri ile birlikte yürütülen psikolojik hazirlik ve silahlanma her iki toplumda da devam edebilmistir. Neticede 1963 de kanli saldirilar ortaya çiktiginda Garanti Antlasmasi ve söz konusu üç Garantör devlet, her iki topluma da güvence saglayamamistir. BM Güvenlik Konseyi, Kibris Cumhuriyeti Hükümeti'nin onayi ve 186 sayili karari dogrultusunda, uluslar arasi barisi ve güvenligi saglayacak ve toplumlar arasi olasi çatismalari önleyecek bir BM baris gücünün adaya gönderilmesini saglamisti.

 

Garanti Antlasmasi ve Garantörler, 1963 – 1974 arasi yillarda çok kötü sartlar altinda yasamak mecburiyetinde birakilan Kibris Türk toplumunun güvenligini de saglayamamistir. Garanti Antlasmasi'nin, “Kibris Cumhuriyeti Anayasasini yeniden tesis etmek hedefi ile sinirli kalinmasi” kaydi altinda Türkiye 1974 yilinda adaya askeri bir müdahale yapmistir. Bu müdahale neticesinde özellikle Kibris'in kuzeyinde yasayan yüz binlerce Kibrisli Rum'un ve Güney Kibris'ta yasayan on binlerce Kibrisli Türk'ün güvenlik ihtiyaçlarinin birlikte karsilandigini veya Kibris Cumhuriyeti Anayasasi ile olusan durumun yeniden tesis edildigini söylemek mümkün degildir. Aksine, yapilan müdahale neticesinde ortaya çikan durumun geçerli ve yasal olmadigi BM Güvenlik Konseyi ve Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin kararlari ile kayda alinmistir. 2008 yilinda bugün halen her iki toplumun da güvenlik ihtiyaçlarinin paralel ve birlikte karsilandigini söylemek olanaksizdir.

 

Kibris'ta yasayan toplumlarin paralel ve her ikisinin birlikte güvenliginin saglanacagi gibi direkt bir hedef göstermiyor olmasina ragmen, Garanti Antlasmasi'na böyle bir görev beklenti olarak yüklenmis olabilir. Ancak, imzalandigi günden itibaren geçen yarim yüzyila yakin süre içinde hiçbir dönemde, ne her iki toplumun ayni zaman dilimlerinde ve birlikte güvenlikleri saglanmis ne de Kibris Cumhuriyeti'nin toprak bütünlügü ve güvenligi korunabilmistir. Diger yandan, Türkçe tercümelerinde yer almayan “Ingiliz üstlerinin garanti altina alinmasi” ve garantörlerin “stratejik çikarlari” tüm süreçlerde kaygi vesilesi olmus ve basarili bir sekilde sürdürülmüstür.

 

Kibris sorununa bulunacak bir çözüm seklinde, her iki toplumun çikarlarinin birlikte gözetilmesi ve her iki toplumun güvenlik ihtiyaçlarinin birlikte ön planda tutularak karsilanmasi kaçinilmazdir. Eger her iki toplum tarafindan kabul görecek bir çözüm mümkün olacaksa, bu seferki güvenlik aranjmaninin mevcut Garanti Antlasmasi'ndan farkli olmasi kaçinilmazdir. “Durumun yeniden tesis edilmesi” hakkinin suistimal edilemeyecegi veya tek basarisi Garantörlerin güvenligi ve stratejik çikarlari olmayan yeni bir düzenleme Kibris'ta yasayan toplumlar için gözden kaçirilmasi mümkün olmayan bir ihtiyaçtir.

 

Bu çerçevede, Kibris'ta yasayan toplumlarin her ikisinin de birlikte ve paralel olarak güvenlik ihtiyaçlarinin karsilanacagi yeni bir aranjmana ihtiyaç oldugu kabul edilmeli ve dikkate alinmalidir. Çözüm bulunmasi iddiasi ile sürdürülmekte olan toplumlar arasi görüsmelerin hedefledigi bir antlasmanin olmazsa olmaz kurallarindan biri her iki toplumun ihtiyaçlarinin ve güvenliginin birlikte karsilanmasi olmalidir.

 

Ali Erel – Baskan – Kibris AB Dernegi

 

 

 

 

 

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited