top

 

AB İLE UYUM ÇALIŞMALARINA BAŞLAMAK ÜZERE KIBRIS TÜRK TOPLUMUNUN MÜKTESEBATIN UYGULANMASINA HAZIRLIK PROGRAMI YAPMASI GEREKİYOR

Kısa süre önce, Başbakan Ferdi Sabit Soyer tarafından, “12 başlığın Avrupa Birliği ile KKTC arasında görüşülmesine başlanacağı” şeklinde algılanan bir açıklama yapılmıştı. Açıklama kamuoyuna “Avrupa Birliği KKTC ile muktesabat başlıklarını görüşmeye açıyor, KKTC’nin tanınması da yakında gerçekleşir artık” şeklinde yansımış ve uzun süre toplumun gündeminde yer bulmuştu.

Söz konusu 12 başlık altında görüşmelere başlamanın, üye adaylığı onaylanmış ülkeler ile yapılan uyum görüşmeleri niteliğinde gerçekleşmesi mümkün değildir. Avrupa Birliği “KKTC” yi muhatab almadığını birçok kez açıklamıştır. Kuzey Kıbrıs, AB belgelerinde “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait olan ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin efektif kontrolu altında olmayan bölgeler” olarak ifade edilmektedir. Kıbrıs Türk toplumu ile yapılan uyum çalışmaları yalnızca “iki toplum arasında bir çözüme ve yeniden birleşmeye yol açacak, ve olası bir çözüm anında kuzey Kıbrıs’ta askıda bulunan AB muktesabatının askıdan indirilebilmesi için Kıbrıs Türk toplumunun hazır hale getirilmesini” hedeflemektedir.

Kıbrıs AB Derneği olarak, bu konudaki gelişmeleri toplumumuzla paylaşmayı gerekli görüyoruz.

16 Nisan 2003 tarihinde imzalanan Kıbrıs’ın da içinde bulunduğu 10 yeni ülkenin AB’ye giriş antlaşmasının ekindeki Protokol 10’a göre, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait olan ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin efektif kontrolu altında olmayan kuzey Kıbrıs’ta, AB müktesebatı askıya alınmıştır”. Kıbrıs Cumhuriyeti’ni AB üyesi yapan bu antlaşma Türkiye tarafından da imzalanmıştır. Ayni protokol Kıbrıs’ta çözüm olması durumunda müktesebatın askıdan indirileceğini de kayda almıştır.

24 Nisan 2004 tarihinde yapılan referandumlar ile siyasi çözümün sağlanamaması üzerine, iki gün sonra Avrupa Birliği Konseyi “çözümün gerçekleşmesi halinde Kıbrıslı Türklere ayrılmış olan 259 milyon Euro’yu, olası bir çözüme kadar devam eden çözümsüzlük halinde de Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği’ne yakınlaştırılması için kullanılmasına”  karar vermişti. Avrupa Birliği’nin sağlayacağı bu desteğin;Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesini sağlamak için ada üzerinde ekonomik entergrasyona özel vurgu yapılarak, Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik gelişimini sağlamak, iki toplum ve AB arasındaki temasları artırmak ve müktesebat için hazırlık yapılması yönünde kullanılacağı birçok kez tekrarlanmıştır.

Ortaya konan bu prensipler doğrultusunda AB kanadında çeşitli çalışmalar yapılmış ve 5 ana hedef tesbit edilmiştir; Hedef 1: Altyapının geliştirilmesi ve yeniden yapılandırılması, Hedef 2: Sosyal ve ekonomik gelişmenin teşvik edilmesi, Hedef 3: Uzlaşma, güven tahsis edici önlemlerin teşvik edilmesi ve sivil toplumun desteklenmesi, Hedef 4: Kıbrıs Türk toplumunun Avrupa Birliği’ne yakınlaştırılması, Hedef 5: Kıbrıs Türk toplumunun, topluluk müktesebatının tanıtılması ve uygulanması sürecine hazırlanması (TAIEX)

Hedef 5’te ifade edilen Kıbrıs Türk toplumunun, topluluk müktesebatının tanıtılması ve uygulanması sürecine hazırlanması”, TAIEX (Avrupa Komisyonu’nun Genişleme Direktörlüğü’ne bağlı Teknik Yardım ve Bilgi Değişim Ofisi) tarafından yürütülecektir. Bu hizmet; “mevzuat konularında eksiksiz bilgi sağlamak, mevzuatın hazırlanmasında uzman görüşü vermek ve örnek uygulamaların paylaşılmasını sağlamak” şeklinde olacaktır. Avrupa Komisyonu, TAIEX’in hedeflerini şöyle oluşturmuştur; “kapsamlı bir çözüm halinde hemen uygulamaya girebilecek, AB müktesebatı ile uyumlu hukuk metinlerinin hazırlanması ve askıda olan müktesebatın Protokol 10 temelinde askıdan indirilmesi aşamasında AB müktesebatının uygulanmasına  hazırlık yapmak.”

TAIEX hizmeti, esas itibarıyle yararlanan tarafın talebi üzerine çalışan bir programdır. 2004’ten itibaren devam eden TAIEX çalışmalarını da kapsayan AB Komisyonu belgelerine göre (Summary Project Fiche – 2006), “verilen AB desteğinden Kıbrıs Türk toplumu fayda sağlayacak olmasına rağmen, idari kapasitenin düşük olması ve müktesebat hakkındaki bilginin sınırlı kalmasından dolayı hazmetme kapasitesi de yetersizdir.”

“12 başlığın Avrupa Birliği ile KKTC arasında görüşülmesine başlanacağı” haberleri üzerine Avrupa Komisyonu’nun yapmış olduğu resmi açıklamaya göre, uzun süredir yapılan çalışmalar çerçevesinde, müktesebatın uygulanmasına hazır hale gelmek için Kıbrıs Türk toplumunun bir çalışma programı (muktesebatın uygulanmasına hazırlık programı – PFAA) yapması gerektiği AB tarafından önerilmektedir. Yeniden birleşme aşamasında sorumluluklarını yerine getirebilmesi için Kıbrıs Türk toplumunun müktesebatın gelecekte uygulanmasına hazırlanması gerekmektedir.

Politikalar geliştirme, yasal çerçeve ve müktesebatın uygulanabilmesi için gerekli yapının hazır hale getirilmesi yönünde Kıbrıs Türk toplumunun ciddi bir ön çalışma yapmasına ihtiyaç vardır. Bu çalışma, Kıbrıs Türk toplumunun yönetim kapasitesini zorlayacaktır ve bunun için stratejik bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır. Hazırlanacak bu çalışma programında öncelikle aşağıdaki başlıklarda konsantre olunması uygun bulunmuştur.

Sermayenin Serbest Dolaşımı, Kamu İhaleleri, Şirketler Hukuku, Rekabet Politikası, Mali Hizmetler, Tarım ve Kırsal Kalkınma, Gıda Güvenliği Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Politikası, Ulaştırma Politikası, İstatistik, Sosyal Politika ve İstihdam, Çevre, Tüketicinin ve Tüketici Sağlığının Korunması. Bu 12 başlığa ilave olarak 14 başlığın daha üzerinde durulmaya müsait olduğu AB tarafından bildirilmiştir.

Kıbrıs AB Derneği olarak, AB tarafından AB’ye uyum çalışmalarının  ileriye götürülmesi ve Kıbrıs Türk toplumu yönetiminin bu konuda bir çalışma programı hazırlaması için çağrı yapılmış olmasını memnuniyetle karşılamaktayız. Bu çerçevede; Teknik Yardım ve Bilgi Değişim Ofisi olan TAIEX  ile samimi işbirliği yapılmasını, ifade edilen 12 + 14 başlık kapsamındaki Kıbrıs Türk toplumu mevzuatının en erken bir zamanda AB müktesabatı ile uyumlaştırılması çalışmalarına başlanmasını ve sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Ayrıca, TAIEX ile bugüne kadar yapılan ortak çalışmalarda hangi aşamaya gelindiği ve programın ne olduğu kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Biz bu konunun takipcisi olacağız çünkü bu çalışmalara gereken önemin verilmesi halinde, Kıbrıslı Türklerin AB’ye yakınlaşacağına ve bir siyasi çözüme ulaşılmasında engel olarak ifade edilen kuzey Kıbrıs ile güney Kıbrıs ve AB arasındaki sosyal ve ekonomik farklılık ile yasal uyum sıkıntısının ortadan kalkacağına inanıyoruz. Bu çalışmalar, Kıbrıs’ta bir çözümü yakınlaştıracaktır.

Ali Erel

Başkan

 

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited