top

 

Basın Bülteni

Son günlerde basında yer alan Michael Tymvios’un  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açmış olduğu dava konusu bir kez daha manüpülasyona gerekçe oluşturmakta ve toplumumuz yanlış bilgilendirilmektedir. Bilgi kirliliğinin, Türkiye’nin Kayıp Şahıslar konusunda AİHM’de suçlu bulunduğu güne rastlaması dikkat çekicidir.

Söz konusu dava 26 Ocak 1990 tarihinde AİHM’de açılmış (müracaat No 16163/90) ve 31 Ekim 2003 tarihinde sonuçlanmıştır.  Mahkeme, Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin İnsan Hakları Sözleşmesi’nin  1.Protokolü’nün 1.Maddesi’ni ihlal etmekten Türkiye’nin suçlu olduğu kararına varmış ve bu ihlalin giderilmesi için bir hal çaresi üretmesini talep etmiş ve tazminat konusunu da taraflar arasında bulunacak bir hal çaresine göre karara bağlamak için duruşmayı ilerideki bir tarihe ertelemişti.

Basına yansıdığı gibi davanın geri çekilmesi söz konusu değildir.

Sonuçlanmış diğer benzer davaları göz önünde bulunduran Türkiye, kuzey Kıbrıs’ta Mal Tazmin Komisyonu oluşturmuştu. Söz konusu davacının kişisel tercihi nedeniyle Mal Tazmin Komisyonu’na  yaptığı başvuru üzerine, davacıya kuzeyde terk ettiği malına karşılık güneyde kalan  Türk malı ile takas etmesi önerilmiştir. Davacı bu öneriyi kabul etmiştir. Ancak, Mahkeme kararı gereği bu takas antlaşmasının AİHM tarafından onaylanması gerekmektedir.

Mahkeme tazminat miktarını karara bağlama aşamasında ihlalin giderilip giderilmediğini sorguladığında, tarafların antlaştıklarını öğrenmiştir. Mahkeme önümüzdeki günlerde taraflar arasında varılan antlaşmanın Mahkemenin ön gördüğü bir hal çaresi şekli olup olmadığı kararını verecektir. Verilecek olan karar kuzey Kıbrıs’ta oluşturulan Mal Tazmin Komisyonu’nun “KKTC” iç hukukunun parçası olup olmadığı değildir. Mahkeme için “KKTC” diye bir varlık yoktur. Çünkü Mahkeme kuzey Kıbrıs’takı otoritenin “Türkiye’nin bir alt yönetimi” olduğu kararını zaten çoktan vermiştir.

Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin bu aşamada davaya müdahil olma isteği mümkün değildir. Dava 2003 yılında karara bağlanmış ve kararın uygulanması aşamasına gelinmiştir. Bu nedenle Kıbrıs Cumhuriyetinin müdahil olma isteği geri çevrilmiştir. Çünkü gelinen aşamada konu; Türkiye’nin suçlu bulunduğu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağıdır ve sadece davacıyı, davalıyı ve Mahkemeyi ilgilendirmektedir.

Özetle; davacı davasını geri çekmiş değildir, dava yıllar önce neticelenmiştir. AİHM, 2003 yılında suçlu bulunan davalı Türkiye ile haklı bulunan davacı Tymvios arasında varılan antlaşmanın tatmin edici olup olmadığına bakacaktır.

Ali Erel

Başkan

 

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited