top

 

Bizi Utandırıyorsunuz

Vatandaşlık verme konusunda son dönemde yaşadıklarımız “bu kadarı da olmaz artık” dedirten cinsten. Bundan önceki UBP-DP hükümeti, Kıbrıs Türk halkının iradesini sandıkta saptırmak amacı ile, daha önce de yaptıkları gibi, toplu halde vatandaşlık dağıtmış. Bunu yapanlar kendi yasalarına da uymamışlar, hatta kılıfına uydurmaya bile gerek görmemişler. Vatandaş yaptıkları insanlardan dilekçe almamış, gerçek isimlerini  ve adreslerini bile öğrenme zahmetine katlanmamışlar. Tek kaygıları olmuş; “yeni vatandaşlar” Kıbrıs Türk halkının iradesine ters oy verecek mi?. Cevap “evet” ise, gönül rahatlığı içinde vatandaşlık belgelerini postalamışlar.

Kıbrıslı Türkler meydanlarda Annan Planı lehinde haykırırken, Kıbrıs Türk halkına hakaret edenlere kimlik dağıtmışlardı. KKTC vatandaşlığı bu insanlara büyük kazançlar mı sağlayacaktı?. Bu tamamen ileride varılacak çözüme bağlı. Ama yasa dışı vatandaşlıkları verdiren dürtü o gün de bu değildi, bu gün de değil.  Dürtü, Kıbrıs Türk halkının iradesini daha fazla ipotek altına alarak siyasi rant elde etme gayreti olmuştur.

Bu vatandaşlıkların verildiği gün halkla birlikte meydanlarda olan CTP yöneticileri de Kıbrıslı Türklerin buna karşı duruşunu kendi partisel çıkarları için kullanma becerisini göstermişler ve bu vatandaşlıkların iptali için yargıya müracaat etmişlerdi. Yargı da kararını ancak bugün verebilmiş ve verilen yüzlerce vatandaşlığın usulsüz ve yasa dışı olduğuna karar vermiş. İşte bu karardan itibaren olanlar Kıbrıs Türk halkını bir kez daha utandırmıştır. Kendine hizmet etsin, iradesini ve haklarını korusun diye seçtiği kişiler Kıbrıslı Türkleri utandırmaktadır.

Yasa dışı vatandaşlıklara karşı açılan davayı CTP lideri olarak dosyalayan bugünkü Cumhurbaşkanı ile o günün CTP Genel Sekreteri bugünün Başbakanı, mahkeme sonuçlanınca adeta yasa dışı vatandaşlık verilen insanlardan özür diler pozisyona girdiler ve “durumu düzeltecekleri” teminatını verdiler. Hangi durumu düzeltecekler?. Kendilerinin düzelmesi için yargıya başvurdukları yanlış durumu mahkeme düzeltmiştir. “Durumu düzeltmek”, mahkemenin iptal ettiği yasa dışı vatandaşlıkları yeniden vermek midir???.

Şunu da sormak istiyoruz!. Davanın seyri sırasında 67 kişi hakkındaki şikayet neden geri çekilmiştir?. Bazı kişilere yasal olmayan işlemler başka kişilere yasal mı bulunmuştur? Neden?. Bu kişiler kimlerdir ve isimleri ilgili dava dosyasından neden çıkarılmıştı? Bu konuda  topluma kim doyucuru açıklama yapmayı düşünüyor, merak ediyoruz!!!

Bir ülkede vatandaşlık da verilir, yasalar tarafından gerek görülürse vatandaşlıktan çıkarma da mümkündür ancak bunlar keyfi değil, şeffaf ve hesap verilebilir şekilde olmalıdır. Seçilmişler, demokratik yönetimi sağlasınlar diye seçilirler, hükümdar gibi keyfi kararlar alsınlar diye değil. Vatandaşlık dağıtanlarla şimdi onları iptal edenler farklı davranmıyorlar!

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları KKTC’yi “Türkiye’nin Bölgesel Alt Yönetimi” olarak tanımlar. Vatandaşlıklar konusunda son günlerde yaşananlar ve ortaya çıkan diğer onlarca örnek, bu tanımlamayı desteklemek için mi her gün tekrarlanıyor acaba?


Ali Erel - Başkan

 

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited