![]() |
|||||
Anasayfa | Hoşgeldiniz | Hakkımızda | Dernek Organları | Forum | Etkinlikler | Albüm | Basın Bildirileri | Belgeler | Bağlantılar | Bize Ulaşın |
|||||
|
Kıbrıs AB Derneği (KAB), derneğin www.kibrisab.org sitesinde yayınladığı bildirisinde çalışan ve işveren örgütlerini uyardı: “Çalışan ve işveren örgütlerinin küçük pastanın paylaşımı kavgasına girmeleri, Kıbrıs sorununun çözümü için verilmesi gereken ortak mücadeleye zarar verecektir!” Siyasi çözümsüzlüğün yarattığı sorunlar yanında, CTP’li koalisyon hükümetlerinin kötü ve şaibeli yönetimleri sonucunda ülkede kaos yaşandığı ve ekonominin dibe vurduğu belirtilen bildiride, hükümet kontrollu kurumların zararları, inşaat sektörünün çökmesi, eğitimde yaşanan belirsizlik ve yanlış icraatları kamufle etmek için kullanılan TC yardımlarının seçimler nedeniyle aksamasının, sorunları bütün çıplaklığıyla ortaya çıkardığı ifade edildi. Bu durumun ortaya çıkardığı bütçe açıklarının bedelinin vergi ve fiyat artışları ile halka ödetildiği vurgulanan açıklamada, halkımızın bu yanlış uygulamalara karşı mücadele etmesinin gerekli olduğunun altı çizildi. Ancak bu yapılırken küçük pastanın paylaşımı konusunda, çalışan ve işveren örgütlerinin kavgaya tutuşmalarının yanlış olacağı savunulan bildiride, sorunların köklü çözümünün Kıbrıs sorununun çözümü ile başarılacağının unutulmaması gerektiği, erken çözüme ulaşılması için de örgütlerin birlikte mücadele vermelerinin elzem olduğunun gözden kaçırılmaması gerektiği ifade edildi. Basın açıklamasında; eylem yapan sivil toplum örgütlerinden bir kısmının serbest iradeli ve toplumsal yararı ön planda tutan örgütler olduğu ve haklı nedenlerle eylem yaptıklarından dolayı desteklenmeleri gerektiği belirtilirken, ancak hükümetlerin desteği ile seçilen kişilerin yönetimindeki örgütlerin, vergi ve fiyat artışlarını getiren yanlış siyasi ve ekonomik politikaların oluşumunda hükümetlerin işbirlikcileri ve destekcileri olarak ortaya koydukları tavırları nedeniyle en az hükümetler kadar sorumlu oldukları vurgulanmakta ve bu örgüt yöneticilerinin eylem yapmak yerine üyelerinden özür dileyerek derhal istifa etmeleri gerektiğinin altı çizilmektedir. KAB basın bildirisinde eleştirilerin odaklandığı diğer bir nokta ise; CTP’li koalisyon hükümetlerinin de siyasi ve ekonomik tüm konularda iradenin Türkiye’de olmasını benimsemeleri olmuştur. CTP’li hükümetlerin kendilerinden kaynaklanan hataları ve gerekli reformları uygulamamalarına ilave olarak, ekonomik ve sosyal konularda Türkiye’deki karar vericilerin dayatmalarının da kamuyu ve bütçe açığını daha da büyüttüğü savunulan bildiride, ekonomik sorunlar dahil, sorunların köklü çözümünün Kıbrıs sorununun çözümü ile sağlanacağı vurgulanmıştır. Ayrıca, Kıbrıs sorununun çözümünü Türkiye’nin AB sürecine endeksleme çabalarının, sorunların çözümünün 15-20 yıllığına ertelenmesi anlamına geldiği ortaya konmuştur. Bildiride; CTP’li koalisyon hükümetlerinin sözde erken çözüm isteklerini belirten söylemlerine rağmen Türkiye’nin, kendi AB sürecine uygun olarak çözümü geciktirme politikalarının Kıbrıs’taki uygulayıcısı oldukları ve bunun Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilemez olduğu yinelendi. Kıbrıs AB Derneği bildirisinin sonuç bölümünde ise, özgür iradeli sivil toplum örgütlerinin yapısal reformların gerçekleşmesinde, AB ile uyum çalışmalarında, ekonomik ve siyasi yaşam kalitemizin iyileşmesinde birlikte mücadele etmelerinin gerekliliği vurgulanarak, siyasi çözümsüzlük şartlarında gösterilecek büyük gayretlere rağmen sağlanacak ilerlemenin çok yavaş olacağının ve minimal seviyede kalacağının bilinmesi gerektiğine dikkat çekildi. Özgür iradeli sivil toplum örgütlerinin, daha da küçülen pastayı bölüşme kavgasına sokulmalarının yanlış bir yaklaşım olduğu belirtilen açıklamada KAB, tüm özgür iradeli sivil toplum örgütlerini referandum öncesi sergiledikleri ortak ve sorumlu mücadele anlayışını tekrarlamaya davet etti. Son olarak; çözümün 15-20 yıl sonrasına ertelenmesinin Kıbrıs Türk toplumunun varlığı için ciddi bir tehdit oluşturduğu ortaya konarak, Kıbrıs Türk toplumunun yok olmaması için 1960 hakları zemininde, iki bölgeli iki toplumlu federal bir çözüme erken ulaşılması mücadelesinin doğru tavır olduğunun daima akılda tutulması gerektiği bir kez daha kamuoyunun dikkatine getirildi.
|
|
2006 © Copyright Cyprus EU Association Powered by QuickWASP Limited |