top

 

Kıbrıs’ta çözüm zemini olarak Kıbrıs Cumhuriyetini işaret eden kararları daha iyi anlamaya ve desteklemeye ihtiyacımız vardır.

Almanya Federal Meclisi’nden çıkan kararın gerekçeler bölümünde çok net bir ifade yer almaktadır. “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devlet birliği ve egemenliğinin tam olarak yeniden sağlanması doğrultusunda adımların atılmasında Almanya’ya önemli görev düşmektedir.”

Yıllardır BM ve AB kurumlarının aldığı kararlarda olduğu gibi, bu kararda da Kıbrıs sorununa bulunacak siyasi çözümün meşru zemini olarak Kıbrıs Cumhuriyeti işaret edilmektedir.

Bu gerekçe ve hedef ile oluşan Almanya Federal Meclisi’nin kararına kuzey Kıbrıs’tan “resmi ağızlardan” destek verilmiştir. Bu “resmi” destek, söz konusu karara ilave bir önem yüklemektedir. Kararın içeriği yeni değildir ve yıllardır, özellikle AB kurumlarında benzeri kararlar alınmaktadır. Ancak, kuzey Kıbrıs’tan bu içerikte bir karara ilk kez resmi destek verilmektedir.

Bu kararın şekillenmesine de katkı yaptığını ifade eden, karara sahip çıkıp önemseyen ve destek veren KKTC Cumhurbaşkanlığı, Meclisi, Hükümeti, CTP milletvekilleri ve parti yetkililerinin, gerekçeli karara verdikleri desteklerini not ederiz. Ana eksen olarak,  Kıbrıs’ta çözüm zemini olan Kıbrıs Cumhuriyetini işaret eden kararları daha iyi anlamaya ve desteklemeye ihtiyacımız vardır.

Kısa süre önce, Kıbrıs AB Derneği olarak kamuoyu ile de paylaştığımız, “KIBRIS SORUNU ve Çözüm Vizyonu” başlıklı belgemizden yaptığımız aşağıdaki alıntılar, Almanya Federal Meclisi’nin gerekçeleri ve kararı ile örtüşmektedir. Kıbrıs Sorunu ve Çözüm Vizyonu başlıklı belgemizden yaptığımız alıntılar aşağıdadır. (belgeye www.kibrisab.org/cozumvizyon.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.)

  • “Kıbrıs Rum toplumunun, Kıbrıs Cumhuriyeti enstrümanını Kıbrıslı Türkler aleyhine kullanma veya Türkiye’yi veto tehdidi ile baskı altına alarak Kıbrıs’ta kazanımlar elde etme stratejisi, 1960 haklarına ciddi şekilde sahip çıkılması halinde uygulanabilir olmaktan çıkacaktır.
  • “Kuzey Kıbrıs’ta hayatın AB’ye uyumlaştırılması, ada üzerinde temasların ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi, kuzeydeki üniversitelerin Bologna sürecine taraf yapılması, turizmin önündeki engellerin kaldırılması ve benzeri tüm iyileştirme  çabalarında, tanınmayan KKTC kimliği değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit ortağı olan Kıbrıs Türk Toplumu kimliğinin ön plana çıkartılması gerekmektedir.”
  • Kıbrıs Cumhuriyeti, iki toplum arasında fiilen çalışan bir ortaklığa dönüşecek ve bu ortaklık hükümet ve devlet kurumları üzerinde, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü yönünde kullanılabilecek ortak bir zemin yaratacaktır.
  • Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti, anayasaya uygun fonksiyonlarını yerine getirebilen şekle, yani aslına dönecek ve Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler 1960 Anayasası zemininde buluşarak aralarındaki sorunları bu zeminde müzakere etme fırsatı bulacaktır.

Bu kararın şekillenmesine katkı koyduğunu ifade eden ve karara destek veren KKTC Cumhurbaşkanı, Meclis ve Hükümeti’nin verdikleri destekleri not ederiz ancak kararın yalnızca izolasyonların kaldırılması ile ilgili kısmına değil, bütününe ve tüm kapsamına destek vermelerini bekleriz. Kendilerini; 1960 haklarından hareketle, 1977 ve 1979 Doruk Anlaşmaları temelinde, iki bölgeli, iki toplumlu, siyasal eşitliğe dayalı Federal Kıbrıs’a ulaşmak için açılım yapmaya ve sivil toplum örgütleriyle işbirliğine davet ederiz.

Karardan alıntılar:

  • 1 Mayıs 2004’ten bu yana Kıbrıs Cumhuriyeti Avrupa Birliği üyesidir.
  • Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini desteklemesi amaçlanan Mali Yardım Yönetmeliği’nde (Tüzüğünde) ilerleme sağlanmıştır.
  • Almanya’ya AB Dönem Başkanlığı sırasında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devlet birliği ve egemenliğinin tam olarak yeniden sağlanması doğrultusunda başka adımlar atma şeklinde önemli bir görev düşmektedir.
  • Tüm Kıbrıs’ta pek çok insan, AB’den Kıbrıs sorununda ve insanların birlikte yaşaması için günlük sorunlarının çözümlenmesinde daha çok çaba sarfetmesini beklemektedir..
  • Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin fiilen kontrolünün olmadığı bölgeler ile ticaret için özel düzenlemeler getirilmesi gerekmektedir.
  • Kıbrıs’ın her iki tarafı arasındaki ticaretin sonuçta siyasi bir çözümün bulunabilmesi için daha çok canlandırılmasına gerek vardır.
  • Kuzey Kıbrıs’taki nüfusun AB ile uyum sağlayabilmesi için değişim, burs programları ve yerinde bilgilendirme etkinliklerinin teşviki gerekir.
  • Kuzey Kıbrıs’taki idarenin, AB hukuk sistemine uyum sağlanması doğrultusunda atılacak adımları desteklemeye hazır oluşundan faydalanılması arzulanır.
  • Türkiye ile olan müzakerelerde kuzey Kıbrıs’ta bulunan Türk birliklerinin kademe kademe geri çekilmesi ile birlikte Kıbrıs Rum tarafına kesin ve güven oluşturucu bir sinyal verilmesi gerekir.
  • Türkiye ile olan müzakerelerde AB’nin, Ortaklık Anlaşması’na Uyum Protokolü’nün (Ek Protokol’ün) tam olarak uygulanmasını beklediğinin vurgulanmasını talep edilir.
  • Her iki taraftaki insanların sınırları herhangi bir engelle karşılaşmadan geçebilmeleri sağlanmalıdır.
  • Açıklık kazanmamış mülkiyet konularının çözümüne yönelik bir tasarının BM düzeyinde hazırlanmasının desteklenmesi gerekir.
  • BM tarafından organize edilecek bir nüfus sayımı Kıbrıs’ta ülkenin her iki tarafına olan göçün değerlendirilmesi için gerçekçi verilerin elde edilmesine yardımcı olabilir.

Kıbrıs AB Derneği

 

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited