![]() |
|||||
Anasayfa | Hoşgeldiniz | Hakkımızda | Dernek Organları | Forum | Etkinlikler | Albüm | Basın Bildirileri | Belgeler | Bağlantılar | Bize Ulaşın |
|||||
|
Maastricht Kriterleri’ni yerine getiren AB üyeleri Avrupa Para Birliği’ne (Eurozone) dahil olmakta ve Avrupa’nın ortak para birimi olan Euro kullanmaya başlamaktadır. Kıbrıs Cumhuriyeti, 1 Ocak 2008’den itibaren Kıbrıs Lirası kullanımından vazgeçip Euro kullanmaya başlayacaktır. Euro para birimi kullanımına kuzey Kıbrıs da eş zamanlı başlamalıdır. Siyasi çözümsüzlük yeterince istikrarsızlık sağlamaktadır. Cumhurbaşkanlığının açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır. AB üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti, Maastricht kriterlerini yerine getirdiğine göre güney Kıbrıs’ta Euro kullanımına başlanacaktır. AB’nin Kıbrıs Türk toplumunun temsilcileri ile bu konuyu müzakere etmesi gerektiğini savunmak, hem AB’yi anlamak istememenin ürünüdür hem de rasyonellikten uzaktır. Bölünmüşlüğün derinleşmesi endişesi ve AB’den uzaklaşma endişesi Cumhurbaşkanlığı’nın endişeleri arasında gerçekten yer alıyorsa; gerçek dışı talepler ileri sürme yerine Euro kullanımına kuzey Kıbrıs’ta eş zamanlı başlayıp, ada çapında ve AB ile entegrasyon yolunda küçük bir adım atmak doğru tercih olacaktır. Başbakanın açıklamaları yanıltıcı olmuştur. Bu tamamen yanlış bir algılamadır veya bilinçli bir saptırmadır. Bu tavrın ortadan kalkması gerekmektedir. Kıbrıs sorunu çözülmeden, kuzey Kıbrısın, Kıbrıs Cumhuriyeti gibi Avrupa Para Birliği’ne taraf olması mümkün değildir. Tek taraflı ve tamamen kendi inisiyatifi ve kararı ile ve ekonomik fayda için Euro para birimini kullanmaya başlamakla Maastricht Kriterlerine uyum birbirleri ile ilgili değildir. Örneğin Kosova ve Karadağ gibi bazı AB üyesi olmayan bölgeler Euro kullanımına sadece kendi kararları ile geçmiştir. Böyle bir kararın önünde, kuzey Kıbrıs’ta hiçbir pratik engel yoktur. Özetle; muhalefette iken istikrarlı para birimini savunan CTP yetkililerinden halkımızın beklentisi, iktidarda oldukları bu günlerde verdikleri sözleri hatırlamaları ve yerine getirmeleridir. Bütçe açığımızı TC karşıladığı için, TC'nin izni olmaksızın Euro'ya geçemeyeceğimiz olgusu varsa, hiç saptırılmadan toplumla paylaşılmalıdır. Yaşanan ekonomik krizlerin temelinde siyasi çözümsüzlüğün yattığı toplumdan gizlenmeye çalışılmamalıdır. Yanıltıcı açıklamalarının nedeni eğer siyasi irade eksikliği ve bu konudaki iradenin Türkiye’de olduğu gerçeği ise, halkımızın bunu da duymaya ve bilmeye ihtiyacı vardır. Sonuç olarak; Kıbrıs Cumhuriyeti ile AB ilişkileri normal seyrinde gitmektedir. Kriterleri ve AB standardlarını yerine getirdikçe AB’nin her türlü fonksiyonlarında yer alacaktır. Kıbrıs’ta sorunlar vardır ancak bu sorunların aşılması; Kıbrıs Cumhuriyetindeki 1960 haklarına Kıbrıslı Türklerin sahip çıkması ve oluşacak zemin üzerinde, iki bölgeli iki toplumlu federal bir çözümün erken bir zamanda gerçekleşmesi ile sağlanabilir. Bu arada, çözüme kadar Kıbrıslı Türklerin ekonomik ve demokratik yaşam kalitesini yükseltmek için çaba sarf etmek öncelikli görevimiz olmalıdır. Bu çerçevede kuzey Kıbrıs’ta AB yasalarına uyum ve yapısal reform çalışmalarına hız verilmesi gerekirken, buna paralel olarak Euro’nun resmi para birimi olarak kullanılmaya başlanmasının 1 Ocak 2008’den itibaren güney Kıbrıs’la eş zamanlı gerçekleştirilmesi, ortak ekonomik aklın gereği olan isabetli ve Kıbrıslı Türklerin yararına bir karar olacaktır. Kıbrıs AB Derneği
|
|
2006 © Copyright Cyprus EU Association Powered by QuickWASP Limited |