top

 

Kıbrıs Cumhuriyeti Avrupa Para Birliği’ne girip Euro kullanmaya başlarken, Kuzey Kıbrıs’ta da eş zamanlı olarak Euro kullanımına geçilmelidir.

Maastricht Kriterleri’ni yerine getiren AB üyeleri Avrupa Para Birliği’ne (Eurozone) dahil olmakta ve Avrupa’nın ortak para birimi olan Euro kullanmaya başlamaktadır. Kıbrıs Cumhuriyeti, 1 Ocak 2008’den itibaren Kıbrıs Lirası kullanımından vazgeçip Euro kullanmaya başlayacaktır.

Euro para birimi kullanımına kuzey Kıbrıs da eş zamanlı başlamalıdır.
İstikrarlı bir para biriminin kuzey Kıbrıs’ta kullanımına başlanmasının faydaları çok tartışılmıştır. Bu konuda toplumsal uzlaşma vardır. 1983 Mayıs ayında kuzey Kıbrıs’ta o güne kadar resmi para birimi olan Kıbrıs Lirası yerine Türk Lirası resmi olarak kullanıma girmiştir. O günden itibaren, Türkiye ekonomisinde yaşanan her türlü mali ve ekonomik istikrarsızlık; yüksek enflasyon ve devalüasyolarla kuzey Kıbrıs’a aktarılmış ve bu nedenle Kıbrıslı Türkler ağır ekonomik bedeller ödemiştir.

Siyasi çözümsüzlük yeterince istikrarsızlık sağlamaktadır.
Kıbrıs sorununun çözülmemiş olması nedeniyle tüm ekonomik sektörler çözümsüzlükten zaten olumsuz etkilenmektedir. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi konjonktüründeki dalgalanmaların da Türk Lirası kullanımı nedeniyle kuzey Kıbrıs ekonomisine yansımalarını ve olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak, Euro kullanımına geçmekle mümkün olacaktır.

Cumhurbaşkanlığının açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır.
Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Erçakıca; “Güney Kıbrıs’ta Euro’ya geçilmesi Kıbrıs adasındaki bölünmüşlüğü kalıcılaştıracaktır. Bu konu Kıbrıs Türk halkının temsilcileri ile müzakere edilmediği için Kıbrıs Türk halkını hem ekonomik hem de siyasi olarak AB’den uzaklaştıracaktır.” şeklinde talihsiz bir açıklama yapmıştır.

AB üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti, Maastricht kriterlerini yerine getirdiğine göre güney Kıbrıs’ta Euro kullanımına başlanacaktır. AB’nin Kıbrıs Türk toplumunun temsilcileri ile bu konuyu müzakere etmesi gerektiğini savunmak, hem AB’yi anlamak istememenin ürünüdür hem de rasyonellikten uzaktır. Bölünmüşlüğün derinleşmesi endişesi ve AB’den uzaklaşma endişesi Cumhurbaşkanlığı’nın endişeleri arasında gerçekten yer alıyorsa; gerçek dışı talepler ileri sürme yerine Euro kullanımına kuzey Kıbrıs’ta eş zamanlı başlayıp, ada çapında ve AB ile entegrasyon yolunda küçük bir adım atmak doğru tercih olacaktır.

Başbakanın açıklamaları yanıltıcı olmuştur.
Sivil toplum örgütlerinin ve ortak ekonomik aklın aylar ve yıllardır süren “Euro kullanımına geçelim” taleplerine karşılık Başbakan Soyer, Maastricht Kriterlerini yerine getirecek mali disiplinimiz olmadığı için şu anda Euro kullanımına geçemeyeceğimiz iddiasında bulunmuştur.

Bu tamamen yanlış bir algılamadır veya bilinçli bir saptırmadır. Bu tavrın ortadan kalkması gerekmektedir. Kıbrıs sorunu çözülmeden, kuzey Kıbrısın, Kıbrıs Cumhuriyeti gibi Avrupa Para Birliği’ne taraf olması mümkün değildir. Tek taraflı ve tamamen kendi inisiyatifi ve kararı ile ve ekonomik fayda için Euro para birimini kullanmaya başlamakla Maastricht Kriterlerine uyum birbirleri ile ilgili değildir. Örneğin Kosova ve Karadağ gibi bazı AB üyesi olmayan bölgeler Euro kullanımına sadece kendi kararları ile geçmiştir.

Böyle bir kararın önünde, kuzey Kıbrıs’ta hiçbir pratik engel yoktur.
Eş zamanlı olarak, Kıbrıs’ın tümünde Euro kullanımına başlanması durumunda, Türk Lirası; bugün Kıbrıs Lirası, Sterlin, Dolar ve Euro para birimlerinin kullanıldığı gibi  piyasada kullanılmaya devam edilebilecektir. Bu konuda eksik olan sadece siyasi iradedir. Bu durumun algılanmasını önlemek için tutarsız mazeretler üretmemek gerekir.

Özetle; muhalefette iken istikrarlı para birimini savunan CTP yetkililerinden halkımızın beklentisi, iktidarda oldukları bu günlerde verdikleri sözleri hatırlamaları ve yerine getirmeleridir. Bütçe açığımızı TC karşıladığı için, TC'nin izni olmaksızın Euro'ya geçemeyeceğimiz olgusu varsa, hiç saptırılmadan toplumla paylaşılmalıdır. Yaşanan ekonomik krizlerin temelinde siyasi çözümsüzlüğün yattığı toplumdan gizlenmeye çalışılmamalıdır.  Yanıltıcı açıklamalarının nedeni eğer siyasi irade eksikliği ve bu konudaki iradenin Türkiye’de olduğu gerçeği ise, halkımızın bunu da duymaya ve bilmeye ihtiyacı vardır.

Sonuç olarak; Kıbrıs Cumhuriyeti ile AB ilişkileri normal seyrinde gitmektedir. Kriterleri ve AB standardlarını yerine getirdikçe AB’nin her türlü fonksiyonlarında yer alacaktır. Kıbrıs’ta sorunlar vardır ancak bu sorunların aşılması; Kıbrıs Cumhuriyetindeki 1960 haklarına Kıbrıslı Türklerin sahip çıkması ve oluşacak zemin üzerinde, iki bölgeli iki toplumlu federal bir çözümün erken bir zamanda gerçekleşmesi ile sağlanabilir. Bu arada, çözüme kadar Kıbrıslı Türklerin ekonomik ve demokratik yaşam kalitesini yükseltmek için çaba sarf etmek öncelikli görevimiz olmalıdır.

Bu çerçevede kuzey Kıbrıs’ta AB yasalarına uyum ve yapısal reform çalışmalarına hız verilmesi gerekirken, buna paralel olarak Euro’nun resmi para birimi olarak kullanılmaya başlanmasının 1 Ocak 2008’den itibaren güney Kıbrıs’la eş zamanlı gerçekleştirilmesi, ortak ekonomik aklın gereği olan isabetli ve Kıbrıslı Türklerin yararına bir karar olacaktır.

Kıbrıs AB Derneği

 

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited