top

 

Özelde KTÖS genelde de Sivil Toplum örgütlerinin Hükümet kontroluna sokulma gayretleri demokrasimize indirilen ciddi darbelerdir.

Kıbrıs AB Derneği, KTÖS konusunu değerlendirdi ve hükümetlerin sivil toplum örgütlerini kendi kontrolu altına alarak seslerini kısma girişimlerine karşı çıktı. Hür iradelerini kaybeden sivil toplum örgütlerinin topluma hızmet edemeyeceği belirtilen  bildiride, CTP hükümetinin bu çabalarının sivil toplum örgütlerinin saygınlığını, gerek iç kamuoyunda, gerekse dış dünyada  ortadan kaldırdığı vurgulandı. Bildiride şöyle denildi: 

Özelde KTÖS genelde de Sivil Toplum örgütlerinin Hükümet kontroluna sokulma gayretleri demokrasimize indirilen ciddi darbelerdir.

KTÖS Serbest İradeli yönetim anlayışına sahip yöneticilerce yönetilmelidir.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Kurulu 28 Nisanda gerçekleşiyor. Genel Kurulda iki liste yarışıyor. Sivil toplum örgütlerinde (STÖ) farklı listelerin çıkması doğaldır. Ancak KTÖS seçimlerinde bizi rahatsız eden durum, KTÖS’ün hükümet kontroluna sokulma girişimleridir. Kıbrıs AB Derneği olarak inancımız odur ki, STÖ leri hür iradeli olduğu sürece ülkelerinin yaşam kalitesini yükseltebilmeye katkı koymaları mümkündür. Hükümet kontrolünde olan sivil toplum örgütlerinin, ne ülke içerisinde, ne de dış dünyada hiçbir etkinlik ve saygınlıkları kalmayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir.

STÖ lerin serbest iradeli olması niye gereklidir.
Hükümetler yeniden seçilmek içgüdüsü ile ülkeye zarar verebilecek popülist politikalar izleyebilir veya Kıbrıs somutunda, iktidarda kalabilmek için Türkiye’den gelen telkinleri doğru veya yanlışlığını dikkate almadan,  uygulama zaafiyetine sahip olabilirler. Sivil Toplum Örgütleri hükümetlerin kontrolunda olması halinde hükümetlerin yanlış duruşlarını eleştiremezler. Bağımsız STÖ lerinin alternatif görüşler üreterek, yaptıkları beyanatlarla veya gerçekleştirdikleri eylemlerle, hükümetler üzerinde baskılar oluşturma ve hükümetlerin yanlış yapmalarını askariye indirme konusunda ciddi sorumlulukları vardır. Demokrasi, gerek muhalefet partilerinin gerekse sivil toplum örgütlerinin, hükümetlerin yanlışlarını eleştirmesi ve doğru politikaların bu dinamiklerden çıkması üzerine kuruludur. 
.
Sivil toplum örgütlerinin desteği ile başa gelen yeni hükümetin ilk işi STÖ lerini Hükümet kontroluna sokmak ve sessizleştirmek olmuştur.
2002-2004 yılları arasında hükümet kontrolunda olmayan 101 Sivil Toplum Örgütü, Ortak Vizyon ve Bu Memleket Bizim Platformu önderliğinde harekete geçmiş ve Kıbrısta Çözüm ve AB üyeliği hedefi ile örnek bir mücadele sergilemiştir. Sonucunda Referandumda evet sonucu çıkmış, iktidar değişikliği yaşanmıştır. Ancak yeni hükümetler beklenen performansı gösterememiş, halkta birçok konuda hayal kırıklıkları yaşanmıştır.


CTP, Ortak Vizyon ve Bu Memleket Bizim Platformu hareketinin yarattığı ivme ile iktidara gelmiştir. İktidara geldikten sonra ise STÖ lerine: “Artık siz görevinizi yaptınız bizi iktidara getirdiniz bundan sonra sadece mesleğinizle ilgili teknik konularla ilgileniniz” çağrısı yapmıştır. İktidar değişikliğinden sonra  STÖ lerinin hükümet kontrolü altına alınma çabası başlamıştır. Bu operasyon, bir kısım örgüt liderlerine mevki dağıtma şeklinde gerçekleşmiştir. Bağımsız duruşunu sergilemekte ısrarlı olan ve önder konumdaki bazı örgütlerde ise genel kurullarında hükümet olmanın etkileri kullanılmış ve hükümet kontrolunda  yönetimler başa getirilmiştir. Ticaret Odasında yaşananlar bu yaklaşımın sonucudur. 2002-2004 yılları arasında Kuzey Kıbrısta hükümetlere alternatif vizyon oluşturan sivil toplum hareketinin etkinliği son derece aşağılara çekilmiştir.

KTÖS hükümet kontroluna sokulmaya çalışılıyor.
KTÖS, 1960 lı yıllardan beri barış ve demokrasi mücadelesinde  ciddi sorumluluklar yüklenmiştir. Ancak KTÖS’ün hükümeti yanlış gördüğü konularda eleştirmesi, benimsenmemiş, KTÖS’e hükümet kontolunda bir yönetim getirilmesi için düğmeye basılmıştır. Aldığımız duyumlara göre öğretmenler arasında yapılması öngörülen terfiler, seçimlerde baskı unsuru olarak kullanılması amacıyla ertelenmiştir.


Kıbrıs AB derneği olarak görüşümüz şudur: ülkelerin ekonomik, sosyal, demokratik ve siyasi anlamda çağdaş ve sürdürülebilir ve çevreye duyarlı bir kalkınmayı sağlamaları ve adaletli gelir dağılımının sağlanması için bağımsız, serbest iradeli, güçlü bir Sivil Toplum Örgütleri yapısına ihtiyaç vardır. Bu bağlamda KTÖS seçimlerine hükümet olanakları kullanılarak yapılan müdahalelerin son bulmasını talep ediyoruz. KTÖS’ün hükümet kontrolunda bir örgüt konumuna sokulma girişimlerini demokrasimize indirilmeye çalışılan ciddi bir darbe olarak algılıyoruz. Aydın bir zümre olan ilkokul öğretmenlerinin örgütlerine sahip çıkarak bağımsız bir yönetimi başa getirmeleri dileğimizdir.

Kıbrıs AB Derneği
Yönetim Kurulu Adına

Mustafa Damdelen

 

2006 © Copyright Cyprus EU Association

Powered by QuickWASP Limited