![]() |
|||||
Anasayfa | Hoşgeldiniz | Hakkımızda | Dernek Organları | Forum | Etkinlikler | Albüm | Basın Bildirileri | Belgeler | Bağlantılar | Bize Ulaşın |
|||||
|
Son dönemde, Lokmacı Barikatı’ndaki köprü ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Talat ile Türkiye Genelkurmay Başkanı arasında yaşananlar, güvenlik konularında yetkinin kimde olduğu sorusunu gündeme taşımıştır. TC Genelkurmay Başkanı, KKTC Anayasası’ndaki geçici 10. maddeyi öne sürerek yetkinin kendisinde olduğunu belirtmiştir. Köprünün yıkılabilmiş olması olumlu bir adımdır, ancak geçici 10. madde ile ilgili potansiyel sorunlar devam edecektir. Bu bağlamda, geçici 10. maddenin ne olduğu ve niye demokrasi adına kaldırılması gerektiği ile ilgili görüşlerimizi toplumumuzla paylaşmayı gerekli görüyoruz. Savunma ve işbirliği ile ilgili Geçici 10. maddenin içeriği şöyledir: “Kıbrıs Türk toplumunun savunması ve iç güvenliği ile milletlerarası durum gerektirdiği sürece bu Anayasanın 117. maddesinde yer alan kurallar yürürlüğe girmez. Anayasa yürürlüğe girdiği tarihte dış ve iç güvenliğin sağlanmasında kullanılan bütün kuvvetlerle, bunlara ilişkin olarak uygulamada olan usul ve hükümlerin ve bu konularda kabul edilmiş ve edilecek işbirliği esaslarının uygulanmasına devam olunur.” Diğer bir deyişle, yürürlükte olan uygulamanın devamı; Polisin GKK’lığına, GKK’nın Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na, Barış Kuvvetleri’nin de TC Genelkurmay Başkanlığı'na de-facto bağlı olmasının devam edeceği hiyerarşik yapının sürdürülmesidir. Yurt Savunması ve Silahlı Kuvvetlerin Kuruluşu ile ilgili 117. madde ise şöyledir: (1) Yurt savunması, kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetlerince sağlanır. 117. madde, demokratik ülkelerde geçerli olan, “atanmışların, seçilmişlerin yönetiminde olması” prensiplerine uygun bir anlayışı yansıtmaktadır. 117. madde gereği, savunma ve genel olarak yönetim iradesi Kıbrıs Türk toplumu ve seçtiği sivil otoritelerde olmalıdır. Yani Kıbrıs Türk toplumunun seçtiği temsilciler, savunma konuları da dahil olmak üzere iradeyi ellerinde bulundurmalıdır.
Geçici 10. madde kalkarsa kuzey Kıbrıs’ta demokrasi sorunu kalkar mı? Kuzey Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk toplumunun gerçek iradesinin temsili demokrasiye yansıması için, seçimler ve seçimler sonrası hükümet oluşumunda veya bozulmasında dış müdahaleler yapılmamalıdır. Kuzey Kıbrıs ekonomisinde yıllardır çözümsüzlüğe bağlı etkenlere ilaveten popülist politikalar sonucu oluşmuş bütçe açıklarının kapatılması için, Türkiye’ye tek yanlı ekonomik bağımlılığımız sürdüğü sürece, siyaset oluşturmaktaki bağımlılıklar da kaçınılmaz olarak sürecektir. Kaldı ki Kıbrıs Türk toplumu uygulanan nüfus politikaları sonucu iradesini sandığa yansıtamayacak hale düşürülmüştür. Bu durum her geçen gün biraz daha ağırlaşmaktadır. Dolayısı ile, geçici 10. maddenin kaldırılması, gerek seçilmişlerle atanmışlar arasındaki doğru ilişkinin oluşturulması, gerekse kuzey Kıbrıs-Türkiye ilişkilerini daha demokratik bir zemine oturtma yönünde atılması gereken birçok adımdan biri olarak algılanmalıdır. Kuzey Kıbrıs’ın dışa açılan tek kapısı Türkiye olduğu ve iradesi üzerinde koyu bir gölge olduğu sürece demokratik yapılanmamızda iyileşmeler görmek mümkün olmayacak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kıbrıs Türk liderliğini “Türkiye’nin Alt Yönetimi” olarak görmesi sürecektir. Kıbrıs Türk toplumu 1959 Zürih ve Londra antlaşmaları gereği Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki kurucu ortağından biridir ve Kıbrıs Rum toplumu ile siyasi eşit haklara sahiptir. Bu antlaşmalar çerçevesinde ve iki toplumlu iki bölgeli federal yapının oluşması halinde de Kıbrıs Rum Toplumu ile siyasi eşitlik çerçevesinde bir anlaşma sağlanacaktır. Bugün ile çözüm arasında geçecek sürede, kuzey Kıbrıs’taki yapımızı AB ile uyumlaştırma, demokratik yapımızı geliştirme, denk bütçe oluşturma ve ekonomik gelişmişlik düzeyimizi Kıbrıs Cumhuriyeti standartlarına getirme çalışmaları içerisinde olmalıyız. Çözümün sağlam temellere oturması için bu vazgeçilmez bir şarttır. Bu bağlamda geçici 10. maddeyi kaldırma talebini, TC-kuzey Kıbrıs ilişkilerini daha doğru bir zemine oturtma ve özellikle de seçilmişlerle atanmışlar arasındaki ilişkiyi doğru demokratik değerlere taşıma yönünde atılacak bir adım olarak görüyor ve bu talebe destek veriyoruz.
|
|
2006 © Copyright Cyprus EU Association Powered by QuickWASP Limited |