![]() |
|||||
Anasayfa | Hoşgeldiniz | Hakkımızda | Dernek Organları | Forum | Etkinlikler | Albüm | Basın Bildirileri | Belgeler | Bağlantılar | Bize Ulaşın |
|||||
|
Şekli ne olursa olsun, diğer toplum fertlerine karşı saldırgan tavır sergileyenlere karşı her iki toplumun yönetimlerini tedbirli olmaya, saldırganlara sıfır tolerans göstermeye ve onları mümkün olan en yüksek şekilde cezalandırmaya çağırırız.Son dönemde tırmanışa geçen ırkçılık ve bu temelde her iki toplum içerisinde, “öteki” topluma ve bireylerine karşı yapılan sözlü, yazılı ve fiziki saldırılar bizi ciddi şekilde rahatsız etmektedir. KKTC nin tanınması ve yanyana iki devlet şeklinde bir çözüm modeli mümkün değildir. Muktesebat uygulanmasa bile parçası olduğumuz AB ve Kıbrıslı Rumlar bunu kabul etmezler. Uluslararası diğer aktörler ve BM de böylesi bir çözümü hiç bir zaman kabul etmeyeceğini bir çok kez karara bağlamış ve çok açık bir şekilde ortaya koymuştur. Üniter bir devlet yapısına dönüşüm de mümkün değildir. Kıbrıslı Türkler bunu her zaman reddetmiştir. Geçmişte yaşanan süreç de buna imkan vermemektedir. Böyle bir gelişmenin olamayacağı, gerek BM ve gerekse uluslararası aktörler tarafından çok açık bir şekilde ortaya konmaktadır. BM tarafından hazırlanan tüm çözüm planları bu gelişmeyi dışlamaktadır. Kıbrıs Sorunu er veya geç, iki bölgeli iki toplumlu ve toplumların siyasi eşitliğine dayalı bir çözümle neticelenecektir. Bunun dışında bir çözüm şekli, içinde bulunduğumuz siyasi konjonktur ve geçmişte yaşanan gelişmeler ışığında mümkün değildir. Gerek Kıbrıslı Rumların gerekse Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıs Sorunu yüzünden uzun yıllardır rahatsızlık duyan bölge ülkeleri ile uluslararası kamuoyunun çıkarı da bunu gerektirmektedir. Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler bu ada üzerinde ortak yaşayacaktır. Bu gerçekten hareket ederek şövenizm ve karşılıklı saldırılar, şekli ne olursa olsun, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların yararına değildir. İki toplum arasında düşmanca duyguları tırmandırmak, Kıbrıs’ta yaşayan herkese düşmanca davranmak ve çekilen acıları artırmak demektir. Başta her iki toplumun siyasileri olmak üzere, saldırgan uslup kullanmakta olan herkesi bundan vazgeçmeye, diğer toplumun hassasiyetlerini dikkate almaya ve düşmanlıkları körüklememeye davet ederiz. Aksi halde “ektiklerimizi biçmek” durumunda kalacağız. Kıbrıs’ın her iki tarafındaki sağduyulu basın organlarına da bu çerçevede görevler düşmektedir. Olayların abartılıp “cihad” ilan edilmesi toplumların yararına değildir. Her iki toplum içinde, az sayıda olsa bile maalesef mevcut olan saldırgan bireyleri, tavırlarını düzeltmeye davet ederiz. Bu bağlamda, güney Kıbrıs’ta eğitim gören Kıbrıslı Türk öğrencilerimizin güneyde ırkçı bir gurup tarafından saldırıya uğramasını şiddetle kınarken Kıbrıslı Türk arkadaşlarını koruma gayreti gösteren Kıbrıslı Rum öğrencileri de takdir ederiz. Her ne şekilde olursa olsun, düşmanlığı körükleyenler en başta kendi toplumlarına kötülük yapmaktadır. Şekli ne olursa olsun, diğer toplum fertlerine karşı saldırgan tavır sergileyenlere karşı her iki toplumun yönetimlerini tedbirli olmaya, saldırganlara sıfır tolerans göstermeye ve onları mümkün olan en yüksek şekilde cezalandırmaya çağırırız. Kıbrıs AB Derneği
|
|
2006 © Copyright Cyprus EU Association Powered by QuickWASP Limited |