![]() |
|||||
Anasayfa | Hoşgeldiniz | Hakkımızda | Dernek Organları | Forum | Etkinlikler | Albüm | Basın Bildirileri | Belgeler | Bağlantılar | Bize Ulaşın |
|||||
|
AB’ye aday ülkelerin uyum çalışmalarını değerlendiren Komisyon raporları her yıl sonu yayınlanmaktadır. 8 Kasım 2006 tarihinde yayınlanan rapor, aday ülke Türkiye’nin bu yılki ”karnesi” niteliğindedir ve Türkiye’nin yasal yükümlülüklerini ve verdiği sözleri raporlamaktadır. Raporda; demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, bölgesel politikalar, üyeliğin sorumluluklarını yerine getirebilme yeteneği ve ekonomi gibi ana başlıklarda Türkiye’nin değerlendirilmesi Türkiye halkı için hayati öneme sahip olduğu gibi bu konulardaki gelişmeler bölge barışı ve istikrarı için de fayda sağlayacaktır. Raporun, Kıbrıs’ı ve Kıbrıslı Türkleri yakından ilgilendiren bölümleri vardır ve bu bölümlerin iyi algılanması, içinde bulunduğumuz durumu değerlendirebilmemiz açısından çok önemlidir. Raporun “Kıbrıs” isminin geçtiği bölümlerini yorumsuz olarak alıntılar şeklinde biraraya getirdik. Raporun bu konudaki özeti niteliğindeki çalışmamız aşağıdadır. AB – Türkiye ilişkileri başlığı altında; malları taşıyacak araçların serbest dolaşımı dahil, malların serbest dolaşımı önündeki her türlü kısıtlamanın Kıbrıs’a kaldırılması gerektiği AB tarafından Türkiye’ye her fırsatta hatırlatılmış ve ısrarla talep edilmiştir. Artırılmış politik diyalog ve politik kriterler, İnsan Hakları ve Azınlık Hakları başlığı altında; Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Aralık 2006 da yapacağı toplantıda, Kıbrıs’ın, Türkiye aleyhine AİHM de açtığı dava neticesinde suçlu bulunan Türkiye’nin (Karpaz bölgesinde) din ve eğitim hakları ile ilgili olarak aldığı tedbirleri incelemek üzere toplanacaktır Bölgesel meseleler ve uluslararası yükümlülükler,
yönünde en erken bir zamanda Türkiye’nin somut adımlar atması gerektiği kayıt altına alınmıştı. Buna ilave olarak; 21 Eylül 2005 tarihli deklarasyon ile AB,
Türkiye; Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulma konusunda BM çabalarına destek verdiğini birçok kez ifade etmiştir. Şubat 2006 da Sayın Annan ve Cumhurbaşkanı Papadopoulos arasında Paris’te yapılan toplantı neticesinde ortaya çıkan inisiyatif çerçevesinde ve Temmuz 2006 da BM’nin ev sahipliğinde yapılan toplantıda varılan uzlaşı neticesinde, Kıbrıslı iki toplum arasında teknik komitelerin kurulmasına Türkiye birçok kez destek ifade etmiştir Türkiye, giriş görüşmelerine başlayabilmek için, Temmuz 2005’te imzaladığı Ankara Antlaşması’nı genişleten Ek Protokolü, 1 Mayıs 2004’de Birliğe katılan on yeni üyeye tam olarak uygulamamıştır. Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti bayraklı gemilerin veya son uğradığı liman Kıbrıs olan gemilerin kendi limanlarına girişini sürekli olarak reddetmiştir. Gemiciliğin bu şekilde engellenmesi, genellikle malların taşınmasında en ekonomik yöntem olan nakliye şeklini dışlamakta ve malların serbest dolaşımı ve ticaretin önünde engeller oluşturmaktadır. Bu kısıtlamalar Gümrük Birliği Antlaşması’nın ihlalidir. Türkiye Başbakanı ve Dışişleri Bakanı, Kıbrıs Türk toplumu üzerindeki izolasyonlar kaldırılmadıkça Ek Protokol’ün uygulanmayacağını birçok kez ifade etmiştir. Ocak ayında, Türkiye Dışişleri Bakanı tarafından sunulan “Hareket Planı” da ayni tavrın devamıdır. Ek Protokol’ün uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu ve bunun Kıbrıs Türk toplumunun durumu ile ilişkilendirilmemesi gerektiği AB temsilcileri tarafından sürekli olarak Türk hükümetine hatırlatılmıştır. Kıbrıs Cumhuriyeti ile ikili ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde hiç bir konuda herhangi bir gelişme olmamıştır. Kıbrıs’ın OECD gibi uluslararası oluşumlara üyeliğini ve diğer uluslararası antlaşmalara dahil olmasını, Türkiye sürekli olarak veto etmeye devam etmiştir. Aralık 2005 te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi; davacı Myra Xenides-Arestis’in Türkiye aleyhine açtığı davada, “mülk hakkı”na ve “konut hakkı”na ihlalden Türkiye’yi suçlu bulmuştur. Mahkeme; belirtilen süre içinde davalı ile ilgili olarak ve mahkeme önünde beklemekte olan “İnsan Hakları Konvansiyonu” ile ilgili diğer benzeri davalar için Türkiye’nin belirtilen süre içinde çare üreterek ihlalleri ortadan kaldırmasını emretmiştir. AİHM, üretilen çarenin yeterli olduğu konusunda henüz bir karar üretmemiştir. Üyeliğin sorumluluklarını yerine getirebilme yeteneği ana başlığı; Fasıl 1: Malların Serbest Dolaşımı başlığı altında; sürekli olarak Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti bayraklı gemilerin veya son uğradığı liman Kıbrıs olan gemilerin kendi limanlarına girişini reddetmiştir. Gemiciliğin bu şekilde engellenmesi, genellikle malların taşınmasında en ekonomik yöntem olan nakliye şeklini dışlamakta ve malların serbest dolaşımı ile ticaretin önünde engeller oluşturmaktadır. Bu kısıtlamalar Gümrük Birliği Antlaşması’nın ihlalidir. Fasil 14: Taşımacılık politikası başlığı altında; Kıbrıs’tan ayrılan, Kıbrıs tarafından yönetilen veya Kıbrıs bayrağı taşıyan gemi ve uçakların Türk limanlarına girmesi konusunda ifade edilecek hiç bir gelişme yoktur. Türk milli hava sahasını kullanmak isteyen Kıbrıs uçaklarına uygulanan engelleme konusunda veya Türk ve Kıbrıs havacılık otoriteleri ile hava trafiğini yönlendirme servisleri arasındaki haberleşmenin engellenmesi konularında da hiç bir gelişme olmamıştır. Fasıl 29: Gümrük Birliği başlığı altında; Türkiye, Gümrük Birliği koşullarını Kıbrıs Cumhuriyeti’ne tam olarak uygulamamaktadır. Fasıl 31: Dış İlişkiler, Güvenlik ve Savunma Politikası başlığı altında; Türkiye, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası ile ilgili gelişmelerde yer almak için güçlü istek göstermiştir. Türkiye’nin, bu konudaki aktif katkılarına rağmen sıkıntılar ortaya çıkmıştır. Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Malta’nın “Berlin Plus” antlaşması çerçevesinde “AB-NATO” stratejik işbirliğine dahil edilmesine direnç göstermektedir. Raporun, Kıbrıs ile ilgili en önemli unsurları, kısa özet olarak;
Ali Erel Başkan
|
|
2006 © Copyright Cyprus EU Association Powered by QuickWASP Limited |