![]() |
|||||
Anasayfa | Hoşgeldiniz | Hakkımızda | Dernek Organları | Forum | Etkinlikler | Albüm | Basın Bildirileri | Belgeler | Bağlantılar | Bize Ulaşın |
|||||
|
Euro’ ya geçmezseniz YTL’nin düşüşünü fiyatlara yansıtmanız kaçınılmazdır. Kıbrıs AB Derneği ve daha çok sayıda kişi ve sivil toplum örgütü Euro kullanımına geçilmesini şiddetle önermektedir. CTP ise, muhalefette iken hararetle savunduğu bu konuda iktidara gelince ortağı DP ile birlikte “Euroya geçmek imkansızdır” diyor. Kıbrıs Türk ekonomisi, yıllardır istikrarsız para birimi nedeniyle kazanımlarının büyük bir kısmını heba etmektedir. Zamlar suni olarak geciktirilmekte, hayat pahalılığı düşük gösterilmekte, seçimler ve toplu sözleşmeler sonrası okkalı zamlar yapılmaktadır. Bu hareket tarzı rutin bir hal almıştır. Zamların en önemli sebebini ortadan kaldırmak mı istiyorsunuz? Çözüm Euro’ ya geçmektir! KTHY’ nin 20 milyon dolarlık zararını halkın vergilerinden mi ödeyeceksiniz? Halkın birikimleri ile KTHY satın alınmış ve bu başarı sayılmıştır. 600 kişilik kadro 900 kişiye çıkarılmış, diğer özel şirketlerin personel harcamaları cironun %8’ i iken KTHY nin personel harcamaları cironun %30’u olmuştur. Kısa sürede KTHY’nin zararı 20 milyon dolara ulaşmıştır. TC, KTHY’nı özelleştirirken, büyük bir marifetmiş gibi, KKTC hükümeti bu şirketin diğer %50 hissesini de devletleştirmiştir. Hükümet hatayı gözümüzün içine bakarak yapmış ve şimde de “çözüm öneriniz nedir?” diyor. Türkiye açığı kapatmayacağına göre ve rekabet ortamında bilet fiyatlarına da zam yapamadığınıza göre biriken borç ve gelecek zararlar toplanan vergilerden kapatılacak demektir. Doğru olan, zararı yapan yöneticilerden hesap sorulmasıdır. Çözüm mü istiyorsunuz? KTHY ve tüm diğer KİT’ler hemen özelleştirilmeli ve Devlet ekonomide aktör olmaktan çıkarılmalıdır! Mağusa limanından ulaşılamayan pazarlara patates ve narenciyenin satışını engellemek hatadır. Patatesin ve narenciyenin kuzeyden ulaşamadığı AB pazarına iki misli fiyata satılmasını hükümet engellemiştir. Her yıl ağaçta ve tarlada kalan ürün halkın vergilerinden ödenmektedir. Temel iki ihraç maddesi olması gereken ürünler, hem üreticiyi hem de bütçeyi batırmıştır. Çözüm mü arıyorsunuz? Limasol limanı kullanılarak ulaşılamayan pazarlara ulaşılmalı, ürünler pazarlanmalı ve en iyi fiyata satılmalıdır! Elektrikte zararın nasıl oluştuğunu açıklarsanız çözüm kendiliğinden gelecektir. Elektrik kurumunun 30 milyon dolar zararı nasıl yaptığını, üretilen elektrik enerjisinin ne kadarının sayaçsız, kayıtsız ve faturasız kullandırıldığını, faturalanan kısmının ne kadarının ödenmeden bağışlandığını açıklarsanız çözüm daha kolay bulunur. Santrallara yakıt alımını ve yakıtın taşımacılığını kimlerin yaptığını açıklarsanız, sizin bulamadığınız çözümleri bulmak mümkün olur. Üretimi devletin hantal yapısından kurtarınız, üretilen elektriğin tümünü faturalayınız ve tahsil ediniz, AB’ye uyumlu ihale ve rekabet yasalarını çıkarınız, çözüm böylelikle kendiliğinden gelecektir! Belediyeler borç batağına itilmiştir. Başta Lefkoşa, Mağusa ve Girne belediyeleri olmak üzere birçok belediye gereksiz istihdam yapmış ve seçim öncesi, hükümetin partili belediyelere sağladığı avans ve alınan borçlarla belediyeler borç batağına itilmiştir. İstihdam ve boş sözler yerine gerçekçi projelerle halkın desteğini kazanmaya dayalı seçim yaşamak Kıbrıslı Türklerin hakkıdır. Şeffaf ve hesap veren kamu yönetimlerinin oluşumuna olanak sağlayınız! Bütçe’den keyfi para dağıtılmaktadır. Bakanlar Kurulu, onlarca milyon dolar para dağıtmaktadır. Kişi ve zümrelere siyasi yatırım maksatlı rant sağlamaktan vazgeçilmelidir. Bütçeden 13 milyon dolar sübvansiyon vererek 13.4 milyon dolar süt ürünleri ihracatı yapmak ekonomik akla terstir. Çözüm; yaratılan “ucube” ekonomik yapıda ısrar etmemekti! AB yardımı iki yıl Türk tarafınca reddedilmiştir. Bu mali imkan ile iki yılda neler yapılmazdı ki! Yeni elektrik santralı ve dağıtım şebekesinin yenilenmesi, deniz suyu arıtma tesisleri kurulabilir, su dağıtım şebekesi yenilenebilir, atıkların geri dönüşüm projelerinin gerçekleşmesi, limanların altyapısı ile KOBİ’lerin rekabet gücünün iyileştirilmesi, AB ile uyum yasalarının çıkarılması, labaratuvarların AB standardına çıkarılması vb. sağlanabilirdi. İki yıl içerisinde bunlar ve benzeri konulardaki ihtiyaçların kaynağı AB yardımı olabilirdi ancak KKTC hükümeti olumsuz bir tavır sergilemiştir. Sonuçta; AB 259 milyon Euro’nun yine de Kıbrıslı Türklerin kullanımına verilmesini kararlaştırmıştır. Çözüm; proje üreterek kaynakların halkımızın ihtiyacı için kullanılmasıdır! Köprüyü yıkıp Lokmacı barikatını açın, surlar içi canlansın. Lokmacıdaki köprüyü “barış anıtı” olarak önermekten vazgeçip köprü yıkılmalı ve lokmacı barikatı açılmalıdır. Barikatın açılacağı söz verildiği için çok sayıda esnaf ilave yatırım yapmıştır. Lokmacı’nın açılmaması Arasta esnafını zor durumda bırakmaktadır. Çözüm; köprüyü yıkın, lokmacıyı açın surlar içinde ekonomi canlansın! Partizanlık, işbilir kişilerin görev yapmasını engelliyor. Bürokrat atamalarında “bizim partiden olsun da bilgi ve tecrübesi olması gerekmez” anlayışı ile ülke yönetilemez. Yasalara uygun davranmakta ısrar eden bazı üst düzey bürokratlara yasalara ters emirler verilmekte, reddetmeleri halinde görevden alınmaktadır. Yasalara saygılı politikacı ve bürokratlara ihtiyaç vardır. Parti rozetine bakmadan en donanımlıyı görevlendirin, onlar çözüm bulacaktır! Kuzey Kıbrıs, “Serbest Ticaret” ile, AB-TC-Güney Kıbrıs ekonomik işbirliğinin parçası olmalıdır. “Ercan direkt uçuşlara açılsın, Mağusa’dan ihracat KKTC mühürü ile yapılsın” stratejisi sonuç vermeyecektir. Kuzeye ithal edilen ürünler güneye, güneye ithal edilenler kuzeye satılabilmelidir. Kuzey Kıbrıs, “de facto” olarak AB gümrük birliğinin parçası olmalıdır. Kıbrıslı Türkler, Türkiye ve güney Kıbrıs arasında oluşan ticarette yerlerini almalıdır. Kuzey limanları AB veya BM denetiminde açılabilir. Böyle bir durumda, Türkiye’nin limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti’ne açmasından bir sakınca doğmaz. Çözüm, “Serbest Ticaret”tir! Sorunların çözümü için yardım istiyorsanız önce şeffaf olmalısınız ve Kıbrıs sorununun çözümü için azami gayret göstermelisiniz. Bunun için de kuzey Kıbrıs ekonomisini çözüme hazır hale getirmelisiniz. Kıbrıs AB Derneği olarak sadece eleştirmiyoruz, çözüm önerilerimizi de birlikte veriyoruz. Önerilerimizin ne kadar dikkate alacağını izliyoruz. Ali Erel
|
|
2006 © Copyright Cyprus EU Association Powered by QuickWASP Limited |