![]() |
|||||
Anasayfa | Hoşgeldiniz | Hakkımızda | Dernek Organları | Forum | Etkinlikler | Albüm | Basın Bildirileri | Belgeler | Bağlantılar | Bize Ulaşın |
|||||
|
Kıbrıs AB Derneği kurucuları olarak Ticaret Odası yönetiminde bulunduğumuz dönemde “Serbest Ticaret” vizyonunu oluşturmuş ve bu konuda lobi çalışmaları yapmıştık. Laiklik tartışmaları ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye’de bir kez daha siyasi istikrarsızlık ve ekonomik kırılganlığı gündeme taşımıştır. Bu ortamda Türkiye Hükümeti, limanlarını güney Kıbrıs’a açmanın siyasi faturasından korkmaktadır. Türkiye’nin, 2006 yılı sonuna kadar Kıbrıs Cumhuriyeti’ne limanlarını açmaması halinde ise, Türkiye ile AB ilişkilerinde kriz kaçınılmazdır. Böyle bir kriz, Kıbrıs’ta çözümü erteleyecek ve Kıbrıslı Türkler her durumda zarar görecektir. Zaten devam eden ve yakında resmileşecek olan Türkiye ile güney Kıbrıs ekonomik işbirliği paralelinde, kuzey Kıbrıs’ı da bu ekonomik entegrasyonun parçası haline getirmemiz şarttır. Aksi halde, Kıbrıslı Türkler bir kez daha dışlanacak ve izole edilecektir. “Serbest Ticaret” nedir. Kıbrıs adası üzerinde mal ve hizmetlerin serbest dolaşımını sağlamak ve bunun için kuzey Kıbrıs’ta mevzuatın, gümrük oranlarının ve standardların süratle AB’ye uyumlu hale getirilmesi ve kuzey Kıbrıs’ın de-facto olarak AB ve güney Kıbrıs ile “Gümrük Birliği” şartlarını yaratması gerekmektedir. Kuzey limanları AB muktesebatı altında, AB kontrollu ve AB’nin denetiminde uluslararası trafiğe açılmalıdır. Kuzey’de üretilen ve ithal edilen ürünler güney Kıbrıs’a ve diğer AB ülkelerine satılabilmeli, güneyde üretilen ve ithal edilen ürünler de kuzeye satılabilmeli ve ada üzerinde “malların serbest dolaşımı” gerçekleştirilmelidir. 259 milyon Euro mali yardım; söz konusu uyum çalışmaları, alt yapı ve ekonominin rekabet gücünü artırmakta kullanılmalıdır. Malların serbest dolaşımı, tüm tarafların çıkarınadır. “Serbest Ticaret”, Kıbrıslı Türklerin de, Türkiye ve güney Kıbrıs arasında, AB içinde başlayan ekonomik entegrasyonda yer almasını sağlayacaktır. Şimdiki durumda kapalı olan kuzey Kıbrıs ekonomisinin uluslararası hukuk dışında kalarak gri ve hukuk dışı alanlara kayması sona erecektir. KKTC’nin tanınması talebi olarak algılanan ve ada üzerinde iki ekonomiyi öngören “Direkt Ticaret” talebi bu şekilde ortadan kalkacaktır. Ekonomik entegrasyon, ekonomik faklılıkları ortadan kaldıracak, karşılıklı bağımlılıkların oluşmasını sağlayacak ve siyasi çözümü gerekli hale getirecektir. AB modelinde olduğu gibi,önce daha kolay ulaşılabilen ekonomik entegrasyon yöntemi ile siyasi çözümün gerekliliği ve alt yapısı ortaya çıkacaktır. Sayın Annan raporunda kapsamlı çözüme yönelik görüşmeler için şartların varolmadığını belirtmiştir. Kapsamlı çözümün en erken zamanda sağlanması için proaktif politikalar gereklidir. Kapımızdaki kriz yaratıcı bir şekilde yönetilirse, bu durumdan az zararla çıkmak mümkün olacaktır. Tüm ilgili tarafları serbest ticaret formülünü hayata geçirmek için göreve davet ediyoruz. Sihirli formül; Kıbrıs adası üzerinde ekonomik entegrasyonu sağlamaktır.
Ali Erel - Başkan
|
|
2006 © Copyright Cyprus EU Association Powered by QuickWASP Limited |