![]() |
|||||
Anasayfa | Hoşgeldiniz | Hakkımızda | Dernek Organları | Forum | Etkinlikler | Albüm | Basın Bildirileri | Belgeler | Bağlantılar | Bize Ulaşın |
|||||
|
KAB yayınladığı basın bildirisinde, 78 Kıbrıslı Türk aydınımızın, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki seçme ve seçilme hakkımızı kullanmaya yönelik attıkları adımı, içerik ve zamanlama olarak son derece iyi düşünülmüş bir adım olarak nitelendirdi. KAB Yönetim Kurulu, konu ile ilgili yaptığı basın açıklamasında, “buz dolabına konulmaya çalışılan Kıbrıs sorununun erken çözülmesi için önemli bir dinamik oluşturacağına inandığını” belirtti. KAB Yönetim Kurulu’nun açıklamasının tam metni şöyledir; KAB Yönetim Kurulu olarak 78 aydınımızın 1960 anayasasında belirtildiği şekilde seçme ve seçilme hakkını sahip çıkma girişimlerini içtenlikle destekliyoruz. Kıbrıs Cumhuriyeti mekanizmasında siyasi eşitliğimiz vardır. 1963 yılında Makarios’un talep ettiği onüç maddelik önerileri siyasi eşitliği ortadan kaldırmayı hedefliyordu ancak kabul edilmedi. Kıbrıs Türk toplumunun uluslararası hukuk açısından 1960 Anayasası’ndaki hakları aynen devam etmektedir. Sadece Kıbrıs Rum toplumu temsilcileri tarafından kabul edilen “İhtiyaç Doktrini”, altında yapılan yasaların tümü Anayasa’ya aykırıdır. Uluslararası hukuk açısından 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ve buna bağlı olarak Kıbrıs Türk toplumu hakları bugün de geçerliliğini sürdürmektedir. Bu gerçekler ışığında; 78 aydınımızın yaptığı girişimi, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tek başlarına ve haksız olarak yönetmekte olan Kıbrıs Rum liderliğinin ciddiyetle dikkate alacağını umarız. AB üyeliği, sağladığı imkanlar yanında, üyelerine hukuk devleti olma sorumluluğunu da yüklemektedir. Bu sorumluluğun gereğini yapmaması halinde, uluslarüstü gücü olan AB muktesebatı önünde Kıbrıs Cumhuriyeti hesap vermek zorunda kalacak ve Kıbrıs sorununun çözümü yönünde hareketlenme sağlanacaktır. Olumlu cevap vermeleri durumunda ise zaten “Kıbrıs Cumhuriyeti” enstrümanı iki toplum tarafından ortak kullanılmaya başlanacak ve yine çözüm yönünde adımlar atılmaya başlanacaktır. Kıbrıs Rum liderliğinin stratejisi, Türkiye’nin AB süreci üzerinde baskı kullanarak salam politikası gütmektir. Türkiye, kendi AB süreci ile Kıbrıslı Türklerin hakları arasında seçim yapma ikilemine itilecektir. Kıbrıs’ta sorununun çözümü, bu yöntemle, Türkiye’nin tam üyeliğine kadar ertelenecektir. Kıbrıs Rum liderliğinin amacı, üniter bir devlette Kıbrıslı Türklere azınlık hakları verilmesidir. Bu stratejinin başarıya ulaşabilmesi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Rum liderliği tarafından tek taraflı kullanılmaya devam etmesi ile mümkün olacaktır. 78 aydınımızın, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki seçme ve seçilme haklarına sahip çıkma girişimi, yukarıdaki stratejinin devamının mümkün olmayacağı bir ortam yaratacaktır. 78 aydınımız; Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki Kıbrıslı Türklere ait hakların, Kıbrıs sorununa çözüm bulunması yönünde kullanmasını istiyor. Girişimle birlikte yapılan yazılı açıklamada “1960 zemini kullanılarak, müzakereler sonucu, 1977-79 doruk anlaşmaları, BM süreçleri ve Annan Planı çerçevesinde her iki tarafı tatmin edecek değişikliklerin yapılarak çözüme ulaşılmasının hedeflenmesini destekliyoruz” denilmektedir. Kıbrıs Türk Toplumu, 24 Nisan iradesi’nin gereklerinin yerine getirilmesini beklemektedir. Bu çerçevede yapılan girişimi, Kıbrıs sorunun iki bölgeli iki toplumlu federal bir çözüme ulaşılmasına katkı koyacak bir adım olarak görüyor ve destekliyoruz. KAB (Kıbrıs AB Derneği)
|
|
2006 © Copyright Cyprus EU Association Powered by QuickWASP Limited |